Modern çağın yeni salgınlarında birisi de FOMO. İngilizce “Fear Of Missing Out” sözcüklerinin baş harflerinden oluşan sözcüğün dilimizdeki karşılığı “Bir şeyleri kaçırma korkusu!” Yaklaşık 10 yıl kadar önce bir grup koçluğu seansında, o dönem yaşamakta olduğum kaygıyı: “Son hızla bir trende gider gibi hayat. Nereye gidiyoruz, mola verecek miyiz, hızımız azalır mı yoksa artar mı, her şey çok belirsiz. İhtiyacım olan, bir istasyonda inip mola vermek, dinlenip kendimi toparladıktan sonra yola devam etmek.” demiştim. O günden bugüne hayat daha da hızlandı ve her geçen gün bu hız artıyor sanki. Bu baş döndüren yolculuk, herkes için değilse de birçok insan için çok yıpratıcı. Hiçbir şeye yetişememekten, hep bir şeyleri kaçırmaktan şikayetçiyiz. Zamanın doğrusal olduğu algısı, stres seviyesini daha da yükseltiyor. “Müthiş Psikoloji” serisinin “Dünyaya Değil, Kendine Meydan Oku” kitabında, “FOMO” için bakın ne diyor: “Her şeyin saniyeler içinde eksildiği, gündemin de modanın da hızla değiştiği bir çağda ister istemez insan, bir şeylerin gerisinde kalacak ve oyunun dışına itilecek korkusu yaşamaya başlıyor.”
Üretimin de tüketimin de çılgınca arttığı, hızla akan dünyada her şeyi bilmeniz, her olup bitenden haberdar olmanız mümkün değil. Sürekli güncel kalmaya çalışmak çok yıpratıcı, sürdürülebilir değil. Her konuda her şeyi bilmek, her yere yetişmek zorunda değilsiniz. Seçici davranıp işinize yarayacak ve bazen de kendinizi rahatlatacak, nefes aldıracak alanları keşfedip onlara odaklanmanız hiç şüphe yok ki size daha iyi hissettirecek. Kendinizi sevin, sağlığınız için de üzerinizdeki yükü atıp hafifleyin. Boş verin gereksiz ayrıntıları! Hayat olağan akışında devam ediyor. Sevgiyle kalın!

