HAYATA TUTUNMAK

Dün akşam, birlikte son birkaç senedir sörf yapmayı öğrenen oğlum ve arkadaşına bir soru sordum: “Sörf yapmak size ne kazandırdı?” Kendimce şöyle bir yoklayayım bakayım dedim. Hani biz ebeveynler, onlar için çırpınıp duruyoruz da bunun kendilerine ne kattığının acaba ne kadar farkındalar ya?.. Onu anlayacağım aklım sıra…
Oğlum, kendinden emin, yanıtladı: “DÜŞÜNCE, TEKRAR KALKMAYI!..” Bu kısa ama net cevap, aslında o kadar öğretici ki… O anda aklıma, “Dayanıklılık” yani “Resiliency” kavramı geldi. Ve tabi, bazı tabuların kırılması gerektiğini. Hani Onlar Z Kuşağı, aklı bir karış havada ya!.. Alın size cevap! Demek ki farkındalarmış. Demek ki daha sabırlı olmak ve onlara güvenmek gerekiyormuş.
VUCA Dünyası’ndan sebep, günümüzde var olabilmenin, hayati gerekliliklerin başında “Dayanıklılık (Resiliency)” geliyor. Dayanıklılık, özellikle de düştükten sonra tekrar ayağa kalkabilme noktasında çok güçlü bir anlam ifade ediyor. Başarızlıklar yaşasak da mücadele edip kendini toparlamak ve oyunda kalmak çok önemli. Bundan daha güzel bir kazanım olamazdı diye düşündüm. Fiziksel gelişimini desteklemesi ve keyifli zaman geçirmesi için katıldığı bir sportif etkinlik O’na, çok önemli bir hayat dersi vermiş. Ben de hemen ekledim: “Hayatın kendisi de farklı değil aslında. Bazen işler yolunda gitmez. Duvara toslar hatta çukura düşebilirsin. Engele takılmak ve bunu sorgulamak bize bir şey kazandırmaz. Önemli olan, tekrar ayağa kalkıp devam edebilmek. Moralini bozmadan, kendini suçlamadan, yılmadan, vazgeçmeden.” Beni çok iyi anladığını ve açıkça hem fikir olduğumuzu, tüm benliğimle ve aynı zamanda oğlumla gurur duyarak hissettim.
Belirsizliklerin arttığı bir dünyada, bugünlerde ve önümüzdeki yıllarda en çok ihtiyacımız olanların başında “Dayanıklılık” geliyor. Hepimizin ama en çok ülke gençliğinin önü açık olsun. “Cumhuriyeti biz kurduk, O’nu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz!” demişti Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK. Ben gençlere güveniyorum!